5 Km….

1 Km

Ellerin ellerime değiyor

Düşüncelerini hissediyorum

Hislerini kalbimle hissediyorum

Özlemiyorum.

2 km

Ellerin ellerimde değmiyor

Düşüncelerin terk etmiş beni

Hislerin savrulmuş bir köşeye

Özlüyorum…

3 km

Düşüncelerim kenetlenmiş sana karşı

Hislerim zincirlenmiş sana karşı

Yalnızlıkla pençeleşirken ruhum seni arıyor

Bağıra,bağıra…

4 km

Yoğun hisler

Yoğun özlem

Yoğun aşk

Ağlaya,ağlaya…

5 km

Özleye,özleye

Bağıra,bağıra

Ağlaya,Ağlaya

Mesafeler insanın daha çok sevmesini sağlar diyorum…

Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

(Boş Kafa)

 

Reklamlar

Papatya Yapraklı Bir Mezar

Aşk yağmurları, aşıklar için kıyafetlerimizi ıslatıyor.
Seviyorum diyen her papatya yaprağı, sevenler için kopartılıyor.
Aşık olanın gönül acısından anlayan gülün dikenleri, her aşığın eline batıyor.
Acıları hafifleten şampanyalar, bütün dertliler için teker teker patlatılıyor.
Yüreği fokur fokur kaynayarak demlenen çaylar
ağızlarımız yana yana
her yüreği yanan için içiliyor.
Her ölen için,
Ölmeden önce bir şampanya banyosu yaptırılıyor.
Gül dikenleriyle kaplı bir mezar kazılıyor.
Toprağın üstü papatya yapraklarıyla dolduruluyor.
Ve papatya yaprakları, yüreği fokur fokur kaynaya kaynaya demlenen çayla sulanıyor.
Ruhu şad olsun.

Şair: Cansu Porsuk (Mutlu Çocuk)

(Boş KAFA)

 

Ruh’un 0 Yaşında…

Sevmeyi öğrendin, ruhun bir yaşında

Sevdin, ruhun iki yaşında

Ayrılmayı öğrendin, ruhun üç yaşında

Ayrıldın, ruhun dört yaşında

Vazgeçmeyi öğrendin, ruhun beş yaşında

Terk edildin, ruhun  altı yaşında 

İhaneti tattın, ruhun yedi yaşında

Aldatıldın, ruhun sekiz yaşında

Ağlamayı öğrendin, ruhun dokuz yaşında

Üşümeyi öğrendin, ruhun on yaşında

Sarılmayı öğrendin, ruhun on bir yaşında

Acıyı tattın, ruhun on iki yaşında

Ve gülmeyi öğrendiğinde ise ruhun doksan dokuz yaşında…

Şair: Cansu Porsuk (Mutlu Çocuk)

(Boş Kafa)

 

 

Kitap İncelemesi: İçimizdeki Şeytan-Sabahattin Ali…

DSC_0457-2.JPGSanırım 2014 senesiydi. Her yerde bu kitabı görmeye başladım. Sosyal medyalarda, insanların elinde, kitapçılarda en çok satılanlar rafında görünce herkes okuyorsa bu kadar da yaygınsa deyip aldım. Sırf meraktan. Çünkü Türk yazarları arasında pek sevdiğim yoktur. Genellikle Türk yazarlarının kitaplarını da pek fazla okumam.Ama Sabahattin Ali’yi Kürk Mantolu Madonna’sıyla tanımıştım. Çok etkilenmiştim o kitaptan. Tabiki de öyle bir kitaptan sonra bunu okuyunca ben afalladım. Daha doğrusu bana göre Kürk Mantolu Madonna kadar güzel değildi. Kitabın içine biraz dalarsak;

“İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime  almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesaüdüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey hakikatleri görmekten kaçmak ihtiyadı var…”

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın “kapana kısılmışlığını gösteriyor Sabahattin Ali.

Aydın geçinenlerin karanlığına, “insanın içindeki şeytan”a keskin bir bakış.

Yazar: Cansu Porsuk (Mutlu Çocuk)

Kitap İncelemesi:Rüyalarını Ver Bana-Haşmet Babaoğlu…

1477245396Hiç aşık oldunuz mu ya da tam zirvedeyken ayağınızın altındaki toprağın kaymasıyla bir anda aşağıya düştünüz mü? Hayatı anlayamadınız mı? Size neden acı çektirdiklerini? Anlayamazdınız mı yaşamanın ne olduğunu o zaman Haşmet Babaoğlu’ndan birkaç kesitle devam edelim…

Yaralar sadece acımakla kalmazlar, bazen tatlı tatlı kaşınırlar da… Ruhumuzda derin bir yer edinen hatıralar da öyledir, tenimizdeki yaralara benzerler. Zaman donmuş, kabuk bağlamıştır. Biz o kabuğun altındaki büyülü manzaralara bakar, iç çekeriz.Gözümüzde birkaç damla gözyaşı birikir, ve büyük bir coşku ve inançla tekrar sarılırız hayatımıza…

“Rüyalarını Ver Bana”, işte bu büyülü manzaraların bir güldestesi adeta. Haşmet Babaoğlu cesur ve incelikli anlatımıyla herkesi bu dünyaya doğru bir yolcuğa çağırıyor..

Hadi alın ve çıkın bu yolculuğa…

Bir dahaki inceleme yazısında görüşmek dileğiyle..

Yazar: Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

Kitap İncelemesi:Haydi Kıralım Hayallerimizi-Haşmet Babaoğlu…

a21949497dfc94c8e87f1b9acb82da42Küçükken kitaplığımda duran kitapların arasındaydı.Sonra bir ara elime aldım ve okudum.Ve o zaman ki yaşıma göre baya ağır gelmişti ilk başlarda.Sonrasında alışarak yazı diline anlamaya başladım.Kitabın içine birazcık dalarsak;

Aşk sevdiğini beklemektir.Oradayken, yanı başındayken bile sevdiğinin “gelmesi”ni beklemektir.

Aşk özlemektir.Hep bir aradayken bile garip biçimde özlem duygusunun sürmesidir.

Aşk kaybederek kazanmaktır ve bu yönüyle eşsizdir.

Aşk zirveye tırmandığın anda ölmek, en derine daldığın anda boğulmak, mutlu olduğun anda ebedi huzura veda etmektir.

Aşk güvenliği tehdit eden ve fakat silahsız biricik cesarettir.

Uymuyor tabii bunlar şu bildik hayatımızın düzenine…

Çok şeye uymuyor.

O yüzden de “aşık mısın?” diye soruldu mu insan ürküyor.

O yüzden bir gece vakti insan kendi kendine “aşık mıyım?” diye sorduğunda, bu soruyu aklından nasıl kovacağını bilemiyor…

İyi de, diyorum ya, ne oluyor bu şarkılara, şiirlere, filmlere?

Ya sabah akşam aştan söz eden şu cıvık “Biz evleniyoruz” kültürüne ne oluyor.

Bir yanlışlık var bu işte.

Korkakların barışını,tembellerin imanını,tuzu kuruların sevgisini kuşku süzgecinden geçirmenin zamanı gelmedi mi?

Anlayacağınız üzere aşk yoğunluklu bir kitap.Benim fikirlerimi soracak olursanız da…

-Aşk var.

-Sanatsal

-Ağır.

-Seven okusun…

Bir daha ki inceleme yazısında görüşmek dileğiyle…

Yazar: Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)

 

Kitap İncelemesi: Gece Yarısı Şarkıları-Ahmet Altan…

1477391984

Geçen yaz tatilinde elime tutuşturulan bir kitaptı. Al sen seversin böyle şeyleri oku dermişcesine… Sanatsal bir kitap.Ahmet Altan gene üslubundan vazgeçmemiş.Sanatsal bir yapıt koyuvermiş ortaya. Denemelerle oluşan bir kitap. Ve kitabın çoğunluğu aşk üzerine ve hayat üzerine kurulu. Kitapta nelere yer verildiğine detaylıca inersek:

Bireyin iç çatışmalarını, çelişkilerini, zayıflığını ve güçlüğünü, tutkularını, çılgınlıklarını ortaya koyan, insanın ruhunu çırılçıplak soyan, kişiyi kendi kendisiyle yüz yüze bırakan yazılar, Gece Yarısı ŞarkılarıAşkları, acıları, geçmiş özlemleri anlatırken kadınları anlatıyor yazar, sevdiği, taptığı, ama korktuğu kadınları. Hüzünle anlatıyor, coşkuyla, tutkuyla, sevecenlikle, şehvetle anlatıyor. İnsan ruhunun derinliklerine iniyor, her birimizin duygularını, davranışlarını irdeliyor, kendi kendimizden bile gizlediğimiz pişmanlıkları, özlemleri su yüzüne çıkarıyor, kendi kendimize hesap sorduruyor.
Ahmet Altan’ın “köşe yazısı” tanımını aşan, büyük bir edebiyat tadı veren bu denemeleri okurken insanı ve dolayısıyla kendiniz tanımakta bir adım daha atacağınıza inanıyoruz.

Bana soracak olursanız da;

-Sanatsal bir kitap

-Aşktan,kadınlardan bahsediyor.Ona göre…

-Ahmet Altan gene dilini konuşturmuş bence.

-Beni en fazla etkileyen kitapların arasındadır.

Bir daha ki inceleme yazısında görüşmek dileğiyle…

Yazar: Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk)